|
|
 |
Okunma |
|
34
|
Türk halkı Euro'yu istiyor mu?
İşte Euro'nun geleceğini yansıtan araştırma. Euro tamam mı, devam mı diyor?
20 Şubat 2012 Pazartesi
Grant Thornton'un raporuna göre, euro kullanan ülkeler, yaşadıkları sıkıntılara rağmen euronun varlığını ve devamını destekliyor.
Avrupa Birliği Üyesi ülkeler tek para birimine sıkı sıkıya bağlı, herşeye rağmen kimse Euro’dan kopmak istemiyor. Türkiye’de ise Euro’ya geçiş istenmiyor.
1951’de,
II. Dünya Savaşı sonrası dönemde, Belçika, Fransa, Almanya, İtalya,
Lüksemburg ve Hollanda bir araya gelerek Avrupa Birliği’ni kurdu. Takip
eden yıllarda Avrupa Birliği, gerek üye sayısı, gerek ekonomik ve
politik etkisi açısından giderek genişledi. Diğer taraftan, 2010’lara
gelindiğinde, borç krizi ile birlikte Avrupa Birliği vizyonunda
çatlaklar oluşmaya başladı. 2011’de çatlaklar genişledi ve büyük gri
bulutlar gökyüzünü kaplamaya başladı.
Bağımsız denetim, vergi ve danışmanlık firması Grant Thornton,
hazırladığı bu raporda Avrupa’nın tek para birimi kavramını farklı
perspektiflerden ele alıyor. Bugünkü durumu, hem Avrupa Birliği
ülkeleri, hem Avrupa Birliği üyesi olup Euro’ya dahil olmayan ülkeler, hem de Türkiye
gibi Avrupa Birliği Üyesi olmayan ülkelerden iş dünyası temsilcilerinin
görüşlerine dayanarak inceliyor. Toplamda 1300 kişi ile yapılan
araştırmanın katılımcı ülke sayısı 17 ve ülkeler Türkiye, Belçika, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan,
İrlanda, İtalya, Hollanda, İspanya, Danimarka, Polonya, İsveç,
İngiltere, Ermenistan, Gürcistan ve İsviçre'den oluşuyor. 2011’de
olanlar ve 2012’ye dair beklentileri irdeleyen araştırma, işadamlarına
tek para birimi hakkında görüşlerini soruyor.
AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE OLAN EURO KULLANAN ÜLKELER Euro’nun temellerini atan Maastricht anlaşmasının 20. yılında, Euro kullanan ülkeler, yaşadıkları tüm sıkıntılara rağmen Euro’nun varlığını ve devamını destekliyor.
Mevcut ekonomik koşullar düşünüldüğünde, farklı koşullar altında olsa da, Euro’nun devam etmesini isteyen grup %92 ile Birlik Üyesi olup Euro
kullanan ülkelerin neredeyse tamamı. Bunların %31’i devam etmesini ve
yeni ülkelerin katılımıyla genişlemesini isterken, %24’ü devam etmesini
fakat bazı ülkelerin Euro’dan
çıkarılmasını istediğini belirtiyor. %37’lik bir diğer grup ise devam
etmesi gerektiğini ama ileri bir tarihe kadar yeni ülke alınmaması
gerektiğini ifade ediyor. Devem etmemesi gerektiğini belirtenler %5 ile
çok ufak bir grup. Sonuçlarda ilginç olan Yunanistan ve İspanya gibi krizin en çok vurduğu iki ülkenin Euro’nun devam etmesi ve hatta yeni üyeler ile genişlemesi gerektiğini düşünenler arasında başı çekmesi (Yunanistan
%62, İspanya %53) Diğer taraftan, ekonomisi zorda olan bir diğer ülke
İtalya’da ise %14’lük bir grup tek para birimi döneminin bitirilmesi
yönünde görüş bildiriyor ve bu oranla İtalya, Euro’ya
son verilmesi görüşünün çokluğu konusunda başı çekiyor. Fransa ve
Almanya gibi son dönemlerde Avrupa’nın ekonomik ve politik adımlarında
başı çeken iki ülkeden gelen cevaplarda hatırı sayılır bir Euro sempatisi göze çarpıyor (Fransa %95, Almanya %95)

ÜLKENİZİN EURO'DAN ÇIKMASINI İSTER MİSİNİZ? Ülkelerinin
tek para birimi sisteminden çıkarılması konusunda istekli hiçbir ülke
yok gibi, İtalya’yı saymazsak tabi. Araştırmaya İtalya’dan katılan
yöneticiler, Euro’ya
son verilmesi görüşünde başı çektikleri gibi, ülkenizin çıkarılmasını
ister misiniz sorusuna %16 ile en fazla evet cevabı veren ülke. Onun
hemen ardından %8 ile İrlanda geliyor. Hayırlarda ise %100 ile
Finlandiyalı katılımcılar başı çekerken, %98 ile Hollanda ve %96 ile
Belçika, Euro’dan kopmayı neredeyse hiç istemeyen ülkeler olarak görünüyor.
'İyi ki Euro kullanıyoruz' diyenler çoğunlukta
Toplam durumu değerlendirmeleri istendiğinde, ülkelerinin Euro’ya
katılmış olmasını çok olumlu (%21) veya olumlu (%50) bulduğunu
belirtenlerin toplamı %71. Olumsuz (%14) veya çok olumsuz (%4) bulduğunu
belirtenler ise %18.
En büyük pozitif etki Euro kullanan ülkeler ile ticaret gelişmesi iken, en büyük negatif etki maliyetlerin ve fiyatların artması
Euro
kullanan tüm ülkelerin cevapları bir arada ele alındığında, en büyük
pozitif etki %23 ile diğer Euro ülkeleri ile ticaretin gelişmesi olarak
ortaya çıkıyor. Hemen ardından %15 ile kur farkı riskinin elimine
edilmesi, %12 ile şeffaflık ve daha kolay fiyat kıyaslaması dikkati
çekiyor. En büyük negatif etki ise %57 ile maliyet ve fiyatların artması
gösterilirken, %12 ile daha fazla oyuncu girişi ile artan rekabet
olarak ortaya çıkıyor.
AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE OLAN FAKAT EURO KULLANMAYAN ÜLKELER Araştırmanın
diğer bölümü ise Avrupa Birliği’ne üye olup Euro kullanmayan ülkeler
ile gerçekleştirildi. Tek para birimi döneminin bitmesi gerektiğini
düşünenler %13 ile, Euro kullanan gruptan 8 puan daha fazla. Euro’nun
genişlemesi gerektiğini düşünenlerde ise %29 ile İsveç ve %26 ile
Polonya başı çekiyor. Tek para birimi dönemi bitmeli görüşü ise
İngiltere’de ve Polonya’da katılımcıların %14’ün oyunu alarak ön
sıralarda görünüyor. Toplamda ortalamaya bakılacak olursa, Euro
kullanmayan ülkelerin katılımcılarının %64’ü Euro’nun varlığını
sürdürmesinden yana. Bu oran Euro kullananlarda %92 idi.

Polonya’da
çoğunluk, 5 yıl içinde Euro kullanmaya başlayacağını düşünürken,
İngiltere asla tek para birimine geçilmeyeceği konusunda iddalı
Polonyalı
katılımcıların %40’ı, önümüzdeki 5 sene içinde Euro kullanmaya
başlayacaklarını düşünürken, %36’sı 2016’dan sonra kullanabilecekleri
şeklinde tahmin yürütüyor. İsveç’te de katılımcıların yarıdan fazlası
(%53) 2016’dan sonra Euro’ya geçilebileceğini düşündüğünü ifade ediyor.
Toplama bakıldığında ise Euro kullanmayan AB
üyesi ülkelerin yarıdan fazlası (%60) asla Euro’ya geçilmeyeceği
yönünde hemfikir. Danimarka ve Polonyalı katılımcıların yarıdan fazlası
(Danimarka %62 Polonya %64) katılmayı istediklerini belirtirken,
İngiltere’de bu oran sadece %12. Bu grubun, %68 ile yarıdan fazlası
katılmayı istemediklerini belirtiyor.

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE OLMAYAN ÜLKELER Türkiye ve Gürcistan üyelikte avantaj olduğunu düşünüyor.
Avrupa Birliği’ne üye olmayan ülkelerde ise, üyeliğin şirketleri için büyük avantaj getireceğini düşünen ülkeler %44 ile Türkiye
ve yine %44 ile Gürcistan. İsviçreli katılımcıların %48’i bir
değişiklik olmayacağını düşünürken, %18’i büyük bir dezavantaj olacağı
yönünde görüş bildiriyor. Türk katılımcılardan, üyeliğin dezavantaj
yaratacağını düşünenlerin oranı %6.

En büyük avantaj ihracat imkanının artacak olması, dezavantaj ise Avrupa Birliği’nin getireceği ek yaptırımlar
Bu
grubun katılımcıları açısından üyeliğin getireceği en büyük avantaj %55
ile ihracatın artacak olması iken en büyük dezavantaj kalemleri olarak
%41 ile AB’nin getireceği ilave kanun ve yaptırımlar ve %26 ile artacak olan rekabet dile getiriliyor.
Türk katılımcıların yarıdan fazlası Euro’ya geçmek istemiyor.
İsviçreli katılımcıların neredeyse tamamı, Türklerin ise yarıdan fazlası Euro’ya geçmek istemiyor.
İsviçreli
katılımcıların %90’ı Euro’ya geçişi istemediğini belirtirken,
Türkiye’de isteyenler %32 ve istemeyenler %62. Euro’ya geçişi
istemeyenler olarak ise Türkiye’nin hemen ardından %44 ile Gürcistanlı
katılımcılar geliyor.
Rapor sonuçlarını değerlendiren Grant
Thornton Türkiye Başkanı Aykut Halit, Euro kullanan ülkelerin içinde
bulundukları darboğaza rağmen, Euro kullanan AB üyesi ülkelerden rapora
katılan yöneticilerin %92’sinin Euro’nun devamını destekler nitelikte
görüş bildirdiğini hatırlatarak “Bu büyük bir orandır. Euro kullanan iş
dünyası temsilcilerinin büyük çoğunluğu, herşeye rağmen, istikrarın tek
para biriminin devamı altında yakalanabileceğini umuyor. Belki de
Avrupa’nın içinde bulunduğu kriz, eğer tek para birimi olmasaydı, çok
daha önce gelecekti ama Euro bunu geciktirdi. Önümüzdeki 1-1,5 yıllık
süreç Avrupa için tek para birimi açısından ciddi bir sınav olacaktır ve
bu sınavda başarılı olunması durumunda Euro gerçekten kalıcı olabilir.
Bu başarının yakalanabilmesi ise Yunanistan ve İtalya gibi ülkelerin
bulacağı çıkış yollarına bağlıdır. Aksi takdirde herkes devam derken,
tam tersi yönde bir 'çözülme' gerçekleşebilir”
|