|
|
 |
Okunma |
|
42
|
Uzmanların bu konudaki önemli uyarılarına kulak verin…
Cinsel ilişkinin az da olsa kalp krizi riskini artırdığı belirlenirken,
sağlıklı bir kişide cinsel aktivitenin orta dereceli bir egzersize
eşdeğer olduğu ortaya çıktı.
Hareketsiz yaşam ve evlilik dışı ilişkilerin yanısıra cinsel birleşme
pozisyonu da kalp krizi riskini tetikliyor. Bunun için uzmanlar, kalp
hastalarının, ideal pozisyonda cinsel ilişkide bulunmasını, ilişki
öncesi yeterince istirahat etmesini, seks öncesi yeterince ön sevişme
yapmasını ve yemekten en az 1-3 saat sonra cinsel ilişkiye girmelerini
öneriyor.
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği’nden Doç.
Dr. Ali Atan ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve
Metabolizma Kliniği’nden Dr. Tuncay Delibaşı, ‘Cinsel aktivite kalbi ne
kadar zorluyor?’ konulu bir araştırma yaptı.
Modern yaşamda stres ve beslenme alışkanlıklarının kalp hastalığı
riskini arttırdığını ve kalp hastalığı yaşının azaldığını vurgulayan
araştırmada, kalp krizi sonrasında hem hastalar hem de partnerlerinin
cinsel aktivitede dahil olmak üzere tamamen normal yaşamlarına geri
dönmeleri konusunda oldukça endişeli ve çekimser kaldıklarının altı
çizildi.
Pek çok çiftin hatalı olarak cinsel aktiviteyi riskli ve tehlikeli
bulduklarını ifade eden araştırmada, kalp hastalarının temel
korkularının cinsel yetersizlik veya cinsel aktiviteye bağlı
kardiyovasküler hastalığın tetiklenmesi olduğu kaydedildi.
Araştırmada, bu durumun gerginlik oluşturduğunu, kişiyi cinsel
aktiviteden uzaklaştırdığını, özellikle hastalarda depresyona ve öz
güven kaybına neden olduğu gibi çiftler arası ilişkileri ciddi derece
bozduğu belirtildi.
Cinsel aktivite esnasında kalp hızında, kan basıncında ve oksijen
tüketiminde bazı değişiklikler meydana geldiğini belirten araştırmada şu
tespitlere yer verildi: ‘Genelde sağlıklı bir kişide cinsel aktivite
hafif-orta dereceli bir egzersize eşdeğerdir. Bir süre öncesine kadar 2
katlı bir merdiven çıkan kişinin rahatça cinsel aktivitede
bulunabileceği kabul edilirdi. Ancak merdiven çıkma ile cinsel aktivite
birebir aynı değildir. Cinsel aktivite esnasında emosyonel faktörlerde
söz konusudur ve dolayısı ile harcanan enerji miktarı daha fazla
olabilir.
Sağlıklı bir kişide maksimum egzersiz kapasitesi 15.5 MET’dir. Cinsel
aktivitenin preorgazmik fazında 2-3 MET, orgazmik fazında ise 3-4
MET’lik bir harcama olmaktadır. Genç çiftlerde bu harcama 5-6 MET e
kadar artabilir.
Cinsel ilişki esnasında kardiak nabız (KN) 120-130/dk, arteriyal kan
basıncı (TA) 150-180 mmHg arasında bulunmuştur. Standart bir cinsel
ilişkide bu piklerin ortalama 3-5 dakika sürdüğü ve MET değeri 5-6
olduğu bildirilmiştir. Bu çalışmanın sonucuna göre cinsel ilişkiye bağlı
TA ve KN egzersizin herhangi bir formunda olduğu gibi arttığı, düzenli
egzersiz yapan kişilerde MI riskinin azaldığı belirtilmiştir.
Laboratuar ortamında cinsel aktiviteye bağlı meydana gelen hemodinamik
ve metabolik cevaplar 10 sağlıklı erkekte araştırılmıştır.
Bu amaçla kalp hızı ve oksijen tüketimi, self stimülasyon, partner
stimülasyonu, kadın üstte iken cinsel ilişki ve erkek üstte iken cinsel
ilişki sonrasında değerlendirildi.
Self veya partner stimülasyonu ile pik kalp hızı artışı 102 /dk, orgazm
durumunda pik kalp hızı artışı erkeğin üstte olduğu koitus (cinsel
birleşme) esnasında 127 /dk, kadının üstte olduğu koitus esnasında
110/dk bulundu. Koital aktiviteler, yürüme bandı esnasındaki egzersiz
testiyle karşılaştırıldığında oksijen tüketimi non-coital cinsel
aktiviteler için yüzde 11-12, erkeğin üstte olduğu koitus esnasında
yüzde 22, kadının üstte olduğu koitus esnasında yüzde 16 artmıştır.
Erkeğin üstte olduğu koitusta 3.3 MET, kadının üstte olduğu koitusta 2.5
MET, non-koital cinsel aktiviteler için 1.7 MET harcama saptanmıştır.
Sonuç olarak, kalp hızı artışı ve oksijen tüketimi non-koital
aktiviteler ile kadının üstte olduğu koitus esnasında benzerdir, ancak
erkeğin üstte olduğu koitus esnasında daha fazladır. Sağlıklı, 50
yaşındaki bir erkekte yıllık MI riski yüzde 1′dir. Haftada bir yapılan
cinsel ilişki ile bu risk sadece yüzde 1.01′ e artar. Kalp hastalığı
olan ve MI için yüksek riskli kişilerde MI görülme oranı yüzde 10′dur ve
cinsel ilişki ile bu oran yüzde 10.1′ e çıkar.
Bu riskin geçerli olduğu süre cinsel ilişki sonrası 2 saattir. Bu
sürenin bitiminde risk ortadan kalkar. Sonuç olarak risk geçici bir
sürede vardır ve düzenli egzersiz ile bu geçici risk daha da
azaltılabilir veya ortadan kaldırılabilir.’
Araştırmada, kalp krizi geçiren bin 700 hasta üzerinde yapılan
araştırmada, hastaların yüzde 60′ının bilinen bir maruziyeti olmadığı,
yüzde19′u uyurken, yüzde 11.6′sı psikolojik strese maruz kaldığı
dönemde, yüzde 4.9′u ağır egzersiz yaparken, yüzde 2.4 kızgınken ve
sadece yüzde1.5′u ise cinsel ilişki sırasında kalp krizi geçirdiği
belirlendi.
Cinsel aktivite esnasında kalp krizinin nasıl meydana geldiğinin tam
olarak bilinmediğinin altı çizildiği araştırmada, en çok kabul gören şu
teori ortaya atıldı: ‘Öncelikle hemodinamik stres artışı olur. Buna
bağlı kan basıncı, kalp hızı ve sonuçta da miyokardın oksijen tüketimi
artar ve vazokonstrüksiyon olur. Takiben trombositlerin agregasyonu da
artar ve koroner arterlerde bulunan aterom plaklarında rüptür ve kopma
meydana gelir.
Bu teoriye dayanarak, kalp hızını ve kan basıncını azaltan ve trombosit
agregasyonunu inhibe eden ilaçlar MI’a bağlı oluşan riski
azaltacaklardır. Ayrıca kalp hastalığı sonrası cinsel rehabilitasyon da
çok önemlidir. Bu amaçla, hasta ve partneri rahatlatılmalı, cinsel
yaşamın yeniden kurulması yavaş yavaş olmalı ve performans anksiyetesi
önlenmelidir. Ayrıca iyi istirahat, ön sevişme ve yemekten en az 1-3
saat sonra cinsel ilişkide bulunma da riski azaltmada faydalıdır.
Sonuç olarak; standart partner, alışık ortam ve düzenli periyotlarla
yapılan cinsel ilişki hafif-orta dereceli bir kalp sorunu oluşturur.
Bu yük ciddi bir risk oluşturmaz ve orta dereceli bir egzersize karşılık
gelir. Cinsel ilişkiye bağlı MI riskini azaltmak için düzenli egzersiz
ile egzersiz kapasitesini arttırmak çok önemlidir. Hareketsiz yaşam,
evlilik dışı ilişkiler, koitus (cinsel birleşme) pozisyonu MI riskini
arttırır. Uzun süreli fiziksel ve cinsel olarak aktif olmayan kişilerde
cinsel aktivitenin yeniden başlatılmasından önce dikkatli bir medikal
değerlendirme ve takip yapılmalıdır.
Koroner anjioplasti veya bypass cerrahisi sonrası nitrat almayan,
yeterli egzersiz kapasitesine sahip, asemptomatik erkekler sildenafil
kullanabilirler ve cinsel ilişki yasağı yoktur. Seks esnasında ağrı
olursa seks sonlandırılmalı ve hasta hemen hekime başvurmalıdır. Bilinen
koroner hastalığı veya MI öyküsü olan kişilerde yeni MI geçirme riski,
düzenli egzersiz, antikoagulan ve B bloker kullanımı ile azaltılabilir.
Ayrıca alkol ve sigaranın kesilmesi ve obesitenin tedavisi de fayda
sağlar. Bu hastalar hala endişeli iseler bunu gidermek için egzersiz
testi yapılarak ikna edilebilirler.’
|
Yorumlar |
|
|