|
|
 |
Okunma |
|
50
|
 Erkeklerle ilgili en sık dert yandığınız konulara bir de uzman gözüyle bakın. Sık sık biyolojik farkılıklarına sığınan erkeklerin hangi durumlarda haklı olabileceklerini bir kez daha düşünün…
John Gray 90’lı yıllarda çok satan o kitabı yazdığından beri erkekler
ve kadınların farklılıklarını dile getirirken hep şöyle diyoruz;
Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten… Bu ifade birçok şeyi özetlemeye
yarasa da tam olarak neden bahsettiğimizi bilemiyor, konu kendimize,
eşimize ve ilişkimize geldiğinde bu farkı anlamakta güçlük çekebiliyor,
bu temel farklılıklar nedeniyle birbirimizi kırıyor hatta ilişkilerimizi
bitirebiliyoruz. Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Psikiyatrist
Defne Eraslan, erkekler ve kadınların beyin yapılarının ve duyguları
işleme biçimlerinin farklı olduğunu ve bu farkın evrimsel olarak
üstlenmek zorunda olduğumuz görevler nedeniyle ortaya çıktığını
belirtiyor. Günümüzde kadınlar iş hayatının içinde her geçen gün daha
fazla yer almaya başlasalar da insanlık tarihi boyunca öncelikli görevi
çocuk doğurmak, ona bakabilmek ve onun duygularını anlayabilmek olan
kadınlar diğer insanların ve tabii erkeklerin duygularını okumakta çok
daha başarılı oluyor. Evrimsel olarak eve yemek getirmek ve evi
korumakla görevli olan erkekler ise düşünmekten çok yapmaya odaklı
davranıyor. İlk çağlardan bugüne yaşam tarzlarımız hızla değişse de bu
temel özelliklerimizi hala sürdürüyor olmamız kadın-erkek arasındaki
temel farkı oluşturuyor. Kadınların anlamakta zorlandığı bazı erkek
davranışları hakkındaki sorularımızı yanıtlayan Psikiyatrist Defne
Eraslan, şu uyarıyı yapmayı da gerekli buluyor; erkek ve kadın
davranışları hakkında bazı genellemeler yapsak da her insanın
kişiliğinin farklı olduğunu ve her ilişkinin kendine ait kuralları
bulunduğunu kesinlikle unutmamak gerekiyor.
NEDEN SESSİZCE ÇEKİP GİDERLER? Bir ilişkide
aniden çekip giden erkeklerin kişisel olarak farklı nedenleri olmakla
birlikte birçok erkek bunu bağlanma korkusu ile yapıyor. Doğal
farklılıkları nedeniyle bir insana tamamen bağlanıp, kendini tek bir
kişiye verip her şeyden vazgeçmek erkeklere çok daha zor geliyor. Öte
yandan evlenmeyi daha ileri yaşlara erteleyebilen erkeklerin üzerinde
kadınlar kadar fazla evlilik baskısı olmaması da bağlanmalarını
zorlaştırıyor. İlişkinin ciddiye gittiğini gören ya da bu konuda kadının
ileriye dönük talepleriyle karşılaşan erkek ayrılmayı tercih
edebiliyor. Duygularını ifade etmekte zorlanan erkek, neden ayrılmak
istediğini kadına açıklamak yerine ‘Kırmak istemiyorum, nasıl olsa
anlar’ diyerek ortadan kaybolabiliyor ancak bu davranışın çok daha
kırıcı olduğunu düşünemiyor. Psikiyatrist Eraslan, bağlanmaktan korkan
kadınların sayısının da son yıllarda hızla arttığının altını çiziyor.
NEDEN ŞİDDETE DAHA EĞİLİMLİLER?
Erkeklerin şiddet eğiliminin hem biyolojik hem toplumsal olduğunu
belirten Psikiyatrist Defne Eraslan, “Şiddet öğrenilen bir davranış.
Erkek çocuk büyüdüğü evde ‘Öfkelendiğin zaman şiddet uygulayarak
duygularını ifade edebilirsin ve bir kaybın olmaz’ mesajını alıyorsa
kendi hayatında da şiddet uygulamanın doğal olduğunu ve bundan dolayı
bir ceza almayacağını düşünüyor. Babasının sinirlendiğinde annesine
vurduğunu gören çocuk bunu normal bir davranış olarak öğreniyor,
sorgulamıyor. ‘Erkektir döver, kocamdır döver’ anlayışı devam ettikçe
şiddet nesilden nesile aktarılıyor. Bu nedenle şiddetin kabul
edilemeyeceğini ve bir cezası olduğunu bilmek çok şeyi değiştiriyor”
diyor.
NEDEN DUYGULARI HAKKINDA KONUŞMAZLAR?
Beyin yapıları ve olayları inceleme şekilleri biz kadınlardan farklı
olan erkekler, duygularını ifade etmekte zorluk çekiyor ve bu konuda
açık olmamayı tercih ediyor. Buna ilaveten toplumdaki “Erkek adam
ağlamaz, erkek adam şikayet etmez” şeklindeki yetiştirme tarzı
çocukluktan itibaren kendilerini ifade etme konusunda erkeklerin
kısıtlanmalarına neden oluyor. Psikiyatrist Eraslan, bu durumdan
şikayetçi olan kadınların öncelikle erkeklerin duygularını bizim kadar
açık anlatmayabileceklerini kabul etmeleri gerektiğini belirtiyor ve
ekliyor; “Eğer beraber olduğunuz erkeğin duygularını anlamıyorsanız ve
bu durum ilişkinizde zorluklara neden oluyorsa ondan daha açık olmasını
talep etmelisiniz. Ancak bunu yaparken asla ‘Sen anlatmıyorsun, benimle
konuşmuyorsun, demek ki beni sevmiyorsun’ gibi çıkarımlar yapmayın. Aksi
taktirde erkek savunmaya geçiyor ve duygularını anlamak daha da
zorlaşıyor.” Eraslan, kadınların kendi hislerini anlatarak iletişim
kurmalarını yani ‘Ben böyle hissediyorum, bu konuyu nasıl çözelim, sen
ne düşünüyorsun?’ gibi ifadeler kullanmalarını öneriyor.
|